سُورَةُ الدُّخَانِ

Ad-DukhaanDuman

Mekkî
59 ayet~12 dk

Hesaptan önce açık bir alâmet olarak, göğün gözle görülür bir duman (duhân) getireceği bir güne karşı uyarır.

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

44:1

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ حمٓ

Ha mim.

44:2

وَٱلْكِتَٰبِ ٱلْمُبِينِ

Andolsun her şeyi açıklayan Kur'an'a.

44:3

إِنَّآ أَنزَلْنَٰهُ فِى لَيْلَةٍۢ مُّبَٰرَكَةٍ ۚ إِنَّا كُنَّا مُنذِرِينَ

Şüphe yok ki biz onu, kutlu bir gecede indirdik, şüphe yok ki biz, insanları korkuturuz.

44:4

فِيهَا يُفْرَقُ كُلُّ أَمْرٍ حَكِيمٍ

O gecede ayrılır, takdir edilir her hükmolunan iş.

44:5

أَمْرًۭا مِّنْ عِندِنَآ ۚ إِنَّا كُنَّا مُرْسِلِينَ

Bir iş ki katımızdan hükmolunur, şüphe yok ki biz göndermişizdir.

44:6

رَحْمَةًۭ مِّن رَّبِّكَ ۚ إِنَّهُۥ هُوَ ٱلسَّمِيعُ ٱلْعَلِيمُ

Rahmet olarak Rabbinden; şüphe yok ki o, duyar, bilir.

44:7

رَبِّ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَآ ۖ إِن كُنتُم مُّوقِنِينَ

Rabbidir göklerin ve yeryüzünün ve ikisinin arasındakilerin. Adamakıllı inanır, iyice bilirseniz.

44:8

لَآ إِلَٰهَ إِلَّا هُوَ يُحْىِۦ وَيُمِيتُ ۖ رَبُّكُمْ وَرَبُّ ءَابَآئِكُمُ ٱلْأَوَّلِينَ

Yoktur ondan başka tapacak, diriltir ve öldürür; Rabbinizdir ve Rabbidir gelip geçen atalarınızın.

44:9

بَلْ هُمْ فِى شَكٍّۢ يَلْعَبُونَ

Hayır, onlar şüphe içindedir, alay edip dururlar.

44:10

فَٱرْتَقِبْ يَوْمَ تَأْتِى ٱلسَّمَآءُ بِدُخَانٍۢ مُّبِينٍۢ

Artık gözetle gökyüzünden apaçık, gözle görünür bir dumanın geleceği günü.

44:11

يَغْشَى ٱلنَّاسَ ۖ هَٰذَا عَذَابٌ أَلِيمٌۭ

Bütün insanlara yayılır, budur elemli azap.

44:12

رَّبَّنَا ٱكْشِفْ عَنَّا ٱلْعَذَابَ إِنَّا مُؤْمِنُونَ

Rabbimiz, bizden azabı, gider, şüphe yok ki inandık biz.

44:13

أَنَّىٰ لَهُمُ ٱلذِّكْرَىٰ وَقَدْ جَآءَهُمْ رَسُولٌۭ مُّبِينٌۭ

Siz neredesiniz, öğüt alma nerede ve andolsun ki onlara, her şeyi açıklayan bir Peygamber geldi de.

44:14

ثُمَّ تَوَلَّوْا۟ عَنْهُ وَقَالُوا۟ مُعَلَّمٌۭ مَّجْنُونٌ

Sonra yüz çevirdiler ondan ve kendisine birşeyler öğretilmiş delinin biri dediler.

44:15

إِنَّا كَاشِفُوا۟ ٱلْعَذَابِ قَلِيلًا ۚ إِنَّكُمْ عَآئِدُونَ

Şüphe yok ki birazcık gidereceğiz azabı, fakat gene şüphe yok ki kafirliğe döneceksiniz.

44:16

يَوْمَ نَبْطِشُ ٱلْبَطْشَةَ ٱلْكُبْرَىٰٓ إِنَّا مُنتَقِمُونَ

O gün pek şiddetli bir surette tutar, cezalandırırız, şüphe yok ki öc alırız biz.

44:17

۞ وَلَقَدْ فَتَنَّا قَبْلَهُمْ قَوْمَ فِرْعَوْنَ وَجَآءَهُمْ رَسُولٌۭ كَرِيمٌ

Ve andolsun ki onlardan önce Firavun'un kavmini de sınamıştık ve onlara güzel huylu bir peygamber gelmişti de.

44:18

أَنْ أَدُّوٓا۟ إِلَىَّ عِبَادَ ٱللَّهِ ۖ إِنِّى لَكُمْ رَسُولٌ أَمِينٌۭ

Allah'ın kullarını demişti, bana teslim edin, şüphe yok ki ben, emin bir peygamberim size.

44:19

وَأَن لَّا تَعْلُوا۟ عَلَى ٱللَّهِ ۖ إِنِّىٓ ءَاتِيكُم بِسُلْطَٰنٍۢ مُّبِينٍۢ

Ve Allah'a karşı yücelik satmaya kalkışmayın; şüphe yok ki ben size, apaçık bir delil getirdim.

44:20

وَإِنِّى عُذْتُ بِرَبِّى وَرَبِّكُمْ أَن تَرْجُمُونِ

Ve şüphe yok ki ben Rabbime ve Rabbinize sığınırım beni taşlayıp öldürmenizden.

44:21

وَإِن لَّمْ تُؤْمِنُوا۟ لِى فَٱعْتَزِلُونِ

Bana inanmıyorsanız bırakın tek başıma beni.

44:22

فَدَعَا رَبَّهُۥٓ أَنَّ هَٰٓؤُلَآءِ قَوْمٌۭ مُّجْرِمُونَ

Derken Rabbine dua edip şüphe yok ki bunlar demişti, mücrim bir topluluk.

44:23

فَأَسْرِ بِعِبَادِى لَيْلًا إِنَّكُم مُّتَّبَعُونَ

Artık kullarımla geceleyin yola düş, şüphe yok ki ardınızdan geleceklerdir.

44:24

وَٱتْرُكِ ٱلْبَحْرَ رَهْوًا ۖ إِنَّهُمْ جُندٌۭ مُّغْرَقُونَ

Deniz açılmışken öylece bırak, şüphe yok, onlar bir ordudur ki boğulacak.

44:25

كَمْ تَرَكُوا۟ مِن جَنَّٰتٍۢ وَعُيُونٍۢ

Nice bahçeler terkettiler ve nice akarsular.

44:26

وَزُرُوعٍۢ وَمَقَامٍۢ كَرِيمٍۢ

Ve tarlalar ve güzelim meclisler.

44:27

وَنَعْمَةٍۢ كَانُوا۟ فِيهَا فَٰكِهِينَ

Ve bolbol yeyip geçindikleri nice nimetler.

44:28

كَذَٰلِكَ ۖ وَأَوْرَثْنَٰهَا قَوْمًا ءَاخَرِينَ

Böyle işte ve onları miras verdik bir başka topluluğa.

44:29

فَمَا بَكَتْ عَلَيْهِمُ ٱلسَّمَآءُ وَٱلْأَرْضُ وَمَا كَانُوا۟ مُنظَرِينَ

Derken ne gök ağladı onlara, ne yer ve mühlet de verilmedi onlara.

44:30

وَلَقَدْ نَجَّيْنَا بَنِىٓ إِسْرَٰٓءِيلَ مِنَ ٱلْعَذَابِ ٱلْمُهِينِ

Ve andolsun ki İsrailoğullarını aşağılatıcı bir azaptan kurtardık.

44:31

مِن فِرْعَوْنَ ۚ إِنَّهُۥ كَانَ عَالِيًۭا مِّنَ ٱلْمُسْرِفِينَ

Firavun'dan; şüphe yok ki o haddi aşanlardan yücelik satan, ululanan biriydi.

44:32

وَلَقَدِ ٱخْتَرْنَٰهُمْ عَلَىٰ عِلْمٍ عَلَى ٱلْعَٰلَمِينَ

Ve andolsun ki İsrailoğullarını, bilerek bütün alemlerden üstün olmak üzere seçtik.

44:33

وَءَاتَيْنَٰهُم مِّنَ ٱلْءَايَٰتِ مَا فِيهِ بَلَٰٓؤٌۭا۟ مُّبِينٌ

Ve onlara, apaçık nimetleri muhtevi deliller verdik.

44:34

إِنَّ هَٰٓؤُلَآءِ لَيَقُولُونَ

Gerçekten de şunlar elbette derler ki.

44:35

إِنْ هِىَ إِلَّا مَوْتَتُنَا ٱلْأُولَىٰ وَمَا نَحْنُ بِمُنشَرِينَ

İlk ölümümüzden başka ölüm yok bize ve biz, tekrar dirilmeyiz de.

44:36

فَأْتُوا۟ بِـَٔابَآئِنَآ إِن كُنتُمْ صَٰدِقِينَ

Doğru söylüyorsanız getirin babalarımızı bize.

44:37

أَهُمْ خَيْرٌ أَمْ قَوْمُ تُبَّعٍۢ وَٱلَّذِينَ مِن قَبْلِهِمْ ۚ أَهْلَكْنَٰهُمْ ۖ إِنَّهُمْ كَانُوا۟ مُجْرِمِينَ

Bunlar mı daha hayırlıdır, yoksa Tubba' kavmiyle onlardan öncekiler mi? Helak ettik onları, şüphe yok ki mücrimlerdi onlar.

44:38

وَمَا خَلَقْنَا ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضَ وَمَا بَيْنَهُمَا لَٰعِبِينَ

Ve biz gökleri ve yeryüzünü ve ikisinin arasındakileri eğlence için, boşuboşuna yaratmadık.

44:39

مَا خَلَقْنَٰهُمَآ إِلَّا بِٱلْحَقِّ وَلَٰكِنَّ أَكْثَرَهُمْ لَا يَعْلَمُونَ

Biz onları, ancak gerçek olarak yarattık ve fakat çoğu bilmez.

44:40

إِنَّ يَوْمَ ٱلْفَصْلِ مِيقَٰتُهُمْ أَجْمَعِينَ

Ayrılma günü, gerçekten de hepsinin muayyen bir günüdür.

44:41

يَوْمَ لَا يُغْنِى مَوْلًى عَن مَّوْلًۭى شَيْـًۭٔا وَلَا هُمْ يُنصَرُونَ

O gün dostun dosta faydası olmaz ve onlar, bir yardım da görmezler.

44:42

إِلَّا مَن رَّحِمَ ٱللَّهُ ۚ إِنَّهُۥ هُوَ ٱلْعَزِيزُ ٱلرَّحِيمُ

Ancak Allah kime acırsa o başka; şüphe yok ki odur üstün ve rahim.

44:43

إِنَّ شَجَرَتَ ٱلزَّقُّومِ

Şüphe yok ki zakkum ağacı.

44:44

طَعَامُ ٱلْأَثِيمِ

Suçluların yemeğidir.

44:45

كَٱلْمُهْلِ يَغْلِى فِى ٱلْبُطُونِ

Erimiş bakıra, kurşuna benzer, karınlarda kaynar.

44:46

كَغَلْىِ ٱلْحَمِيمِ

Kaynar su gibi.

44:47

خُذُوهُ فَٱعْتِلُوهُ إِلَىٰ سَوَآءِ ٱلْجَحِيمِ

Tutun onu da sürüyün koca cehennemin ta ortasına.

44:48

ثُمَّ صُبُّوا۟ فَوْقَ رَأْسِهِۦ مِنْ عَذَابِ ٱلْحَمِيمِ

Sonra da dökün kaynar suyu azab olarak tepesine.

44:49

ذُقْ إِنَّكَ أَنتَ ٱلْعَزِيزُ ٱلْكَرِيمُ

Tat, şüphe yok ki sen üstündün, kerem sahibiydin.

44:50

إِنَّ هَٰذَا مَا كُنتُم بِهِۦ تَمْتَرُونَ

Gerçekten de buydu şüphe ettiğiniz.

44:51

إِنَّ ٱلْمُتَّقِينَ فِى مَقَامٍ أَمِينٍۢ

Şüphe yok ki çekinenler, emin bir makamdadır.

44:52

فِى جَنَّٰتٍۢ وَعُيُونٍۢ

Cennetlerde ve akarsuların kıyılarında.

44:53

يَلْبَسُونَ مِن سُندُسٍۢ وَإِسْتَبْرَقٍۢ مُّتَقَٰبِلِينَ

İnce ve kalın ipekliler giyerler, karşıkarşıya otururlar.

44:54

كَذَٰلِكَ وَزَوَّجْنَٰهُم بِحُورٍ عِينٍۢ

Böyle işte ve onları evlendiririz iri gözlü hurilerle.

44:55

يَدْعُونَ فِيهَا بِكُلِّ فَٰكِهَةٍ ءَامِنِينَ

Orada emin bir halde her çeşit meyvelar isterler.

44:56

لَا يَذُوقُونَ فِيهَا ٱلْمَوْتَ إِلَّا ٱلْمَوْتَةَ ٱلْأُولَىٰ ۖ وَوَقَىٰهُمْ عَذَابَ ٱلْجَحِيمِ

İlk ölümden başka ölüm tatmazlar orada ve onları korur koca cehennemin azabından.

44:57

فَضْلًۭا مِّن رَّبِّكَ ۚ ذَٰلِكَ هُوَ ٱلْفَوْزُ ٱلْعَظِيمُ

Rabbinden bir lütuf ve ihsan olarak; budur o büyük kurtuluşun, murada erişin ta kendisi.

44:58

فَإِنَّمَا يَسَّرْنَٰهُ بِلِسَانِكَ لَعَلَّهُمْ يَتَذَكَّرُونَ

Gerçekten de öğüt alsınlar diye Kur'an'ı senin dilinle indirdik, okuyuşunu da kolaylaştırdık.

44:59

فَٱرْتَقِبْ إِنَّهُم مُّرْتَقِبُونَ

Artık gözetle, bekle; şüphe yok ki onlar da gözetlemedeler, beklemedeler.

Ad-Dukhaan Suresi Hakkında

Sıkça sorulan sorular

Ad-Dukhaan Suresi kaç ayettir?
Ad-Dukhaan Suresi (Duman), Kur'an'ın 44. bölümü olup 59 ayet içermektedir.
Ad-Dukhaan Suresi Mekke'de mi, Medine'de mi nazil olmuştur?
Sure Ad-Dukhaan, Kur'an'ın 44. bölümü olan bir Mekkî suresidir.
Ad-Dukhaan Suresi ne hakkındadır?
Hesaptan önce açık bir alâmet olarak, göğün gözle görülür bir duman (duhân) getireceği bir güne karşı uyarır.