سُورَةُ الوَاقِعَةِ

Al-WaaqiaKaçınılmaz Olay

Mekkî
96 ayet~19 dk

Hesap gününde tüm insanlığı üç sınıfa ayırır; Peygamber, her gece onu okumanın yoksulluğu uzak tutacağını söylemiştir.

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

56:1

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ إِذَا وَقَعَتِ ٱلْوَاقِعَةُ

Ansızın kopacak kıyamet kopunca.

56:2

لَيْسَ لِوَقْعَتِهَا كَاذِبَةٌ

Kopacağına dair söylenen sözlerde yalan yok.

56:3

خَافِضَةٌۭ رَّافِعَةٌ

Halkı alçaltır, yüceltir.

56:4

إِذَا رُجَّتِ ٱلْأَرْضُ رَجًّۭا

Yeryüzü şiddetli bir sarsıntıyla sarsılınca.

56:5

وَبُسَّتِ ٱلْجِبَالُ بَسًّۭا

Ve dağlar, paramparça olunca.

56:6

فَكَانَتْ هَبَآءًۭ مُّنۢبَثًّۭا

Dağılmış zerre zerre toz haline gelince.

56:7

وَكُنتُمْ أَزْوَٰجًۭا ثَلَٰثَةًۭ

Artık üç bölük olursunuz siz.

56:8

فَأَصْحَٰبُ ٱلْمَيْمَنَةِ مَآ أَصْحَٰبُ ٱلْمَيْمَنَةِ

Sağ taraf ehli, ama ne de sağ taraf ehli.

56:9

وَأَصْحَٰبُ ٱلْمَشْـَٔمَةِ مَآ أَصْحَٰبُ ٱلْمَشْـَٔمَةِ

Ve sol taraf ehli, ama ne de sol taraf ehli.

56:10

وَٱلسَّٰبِقُونَ ٱلسَّٰبِقُونَ

Ve bir de ileri geçenler ki herkesi geçmişlerdir.

56:11

أُو۟لَٰٓئِكَ ٱلْمُقَرَّبُونَ

Onlardır mabutlarına yaklaştırılanlar.

56:12

فِى جَنَّٰتِ ٱلنَّعِيمِ

Naim cennetlerinde.

56:13

ثُلَّةٌۭ مِّنَ ٱلْأَوَّلِينَ

Öncekilerin birçoğu.

56:14

وَقَلِيلٌۭ مِّنَ ٱلْءَاخِرِينَ

Sonra gelenlerdense azı onlardan.

56:15

عَلَىٰ سُرُرٍۢ مَّوْضُونَةٍۢ

Altınlarla, mücevherlerle bezenmiş tahtlarda otururlar.

56:16

مُّتَّكِـِٔينَ عَلَيْهَا مُتَقَٰبِلِينَ

Onlara yaslanırlar, birbirlerine karşı.

56:17

يَطُوفُ عَلَيْهِمْ وِلْدَٰنٌۭ مُّخَلَّدُونَ

İhtiyarlamıyan delikanlı hizmetçiler dolaşır etraflarında.

56:18

بِأَكْوَابٍۢ وَأَبَارِيقَ وَكَأْسٍۢ مِّن مَّعِينٍۢ

Kaynağından doldurulmuş şaraplarla dolu taslarla ve ibriklerle ve kadehlerle.

56:19

لَّا يُصَدَّعُونَ عَنْهَا وَلَا يُنزِفُونَ

O şaraptan başları da ağrımaz ve sarhoş da olmazlar.

56:20

وَفَٰكِهَةٍۢ مِّمَّا يَتَخَيَّرُونَ

Beğendikleri meyvelerden.

56:21

وَلَحْمِ طَيْرٍۢ مِّمَّا يَشْتَهُونَ

İstedikleri kuş etlerinden sunulur onlara.

56:22

وَحُورٌ عِينٌۭ

Ve onlara kara gözlü huriler de var ki.

56:23

كَأَمْثَٰلِ ٱللُّؤْلُؤِ ٱلْمَكْنُونِ

Sanki haznelerde saklanmış inciler.

56:24

جَزَآءًۢ بِمَا كَانُوا۟ يَعْمَلُونَ

Yaptıklarına karşılık.

56:25

لَا يَسْمَعُونَ فِيهَا لَغْوًۭا وَلَا تَأْثِيمًا

Orada boş ve çirkin bir söz de duymazlar, günaha ait bir söz de.

56:26

إِلَّا قِيلًۭا سَلَٰمًۭا سَلَٰمًۭا

Ancak, esenlik size, esenlik denir.

56:27

وَأَصْحَٰبُ ٱلْيَمِينِ مَآ أَصْحَٰبُ ٱلْيَمِينِ

Ve sağ taraf ehli, ama ne de sağ taraf ehli.

56:28

فِى سِدْرٍۢ مَّخْضُودٍۢ

Dikensiz sedir ağaçlarıyla.

56:29

وَطَلْحٍۢ مَّنضُودٍۢ

Ve meyveleri birbirine yaslanıp istiflenmiş muz ağaçlarıyla dolu bir yerdedir onlar.

56:30

وَظِلٍّۢ مَّمْدُودٍۢ

Ve uzayıp giden bir gölgelik.

56:31

وَمَآءٍۢ مَّسْكُوبٍۢ

Ve çağlayaçağlaya akan sular.

56:32

وَفَٰكِهَةٍۢ كَثِيرَةٍۢ

Ve birçok meyveler.

56:33

لَّا مَقْطُوعَةٍۢ وَلَا مَمْنُوعَةٍۢ

Ne biter, zamanları geçer, ne yiyene yeme denir, yeter.

56:34

وَفُرُشٍۢ مَّرْفُوعَةٍ

ve yüksek döşekler.

56:35

إِنَّآ أَنشَأْنَٰهُنَّ إِنشَآءًۭ

Şüphe yok ki biz, onların eşlerini de yeniden yarattık.

56:36

فَجَعَلْنَٰهُنَّ أَبْكَارًا

Onları, kız oğlan kız olarak halkettik.

56:37

عُرُبًا أَتْرَابًۭا

Cilveli, şirin sözlü, eşlerine aşık ve onlarla yaşıt kıldık.

56:38

لِّأَصْحَٰبِ ٱلْيَمِينِ

Sağ taraf ehli için.

56:39

ثُلَّةٌۭ مِّنَ ٱلْأَوَّلِينَ

Onlarda, evvelkilerden de birçok topluluk var.

56:40

وَثُلَّةٌۭ مِّنَ ٱلْءَاخِرِينَ

Ve sonra gelenlerden de birçok topluluk.

56:41

وَأَصْحَٰبُ ٱلشِّمَالِ مَآ أَصْحَٰبُ ٱلشِّمَالِ

Ve sol taraf ehli, ama ne de sol taraf ehli.

56:42

فِى سَمُومٍۢ وَحَمِيمٍۢ

Onlar, iliklere kadar işleyen bir sam yeli içinde, kaynar sular içmedeler.

56:43

وَظِلٍّۢ مِّن يَحْمُومٍۢ

Ve karardıkça kararan bir dumanın gölgesindeler.

56:44

لَّا بَارِدٍۢ وَلَا كَرِيمٍ

Ne bir serinlik var, ne bir güzellik var.

56:45

إِنَّهُمْ كَانُوا۟ قَبْلَ ذَٰلِكَ مُتْرَفِينَ

Bundan önce onlar, nimetler içindeydi.

56:46

وَكَانُوا۟ يُصِرُّونَ عَلَى ٱلْحِنثِ ٱلْعَظِيمِ

Ve büyük günahları yapmada ısrar ederlerdi.

56:47

وَكَانُوا۟ يَقُولُونَ أَئِذَا مِتْنَا وَكُنَّا تُرَابًۭا وَعِظَٰمًا أَءِنَّا لَمَبْعُوثُونَ

Ve biz derlerdi, ölüp bir yığın toprak ve kemik olduktan sonra mı dirileceğiz?

56:48

أَوَءَابَآؤُنَا ٱلْأَوَّلُونَ

Yoksa önceden gelip geçen atalarımız mı dirilecek?

56:49

قُلْ إِنَّ ٱلْأَوَّلِينَ وَٱلْءَاخِرِينَ

De ki: Şüphe yok, öncekiler de, sonra gelenler de.

56:50

لَمَجْمُوعُونَ إِلَىٰ مِيقَٰتِ يَوْمٍۢ مَّعْلُومٍۢ

Elbette bilinen günün muayyen ve mukadder vaktinde toplanacaksınız.

56:51

ثُمَّ إِنَّكُمْ أَيُّهَا ٱلضَّآلُّونَ ٱلْمُكَذِّبُونَ

Sonra da siz ey yalanlayan sapıklar, şüphe yok ki.

56:52

لَءَاكِلُونَ مِن شَجَرٍۢ مِّن زَقُّومٍۢ

Zakkum ağacının meyvesinden yiyeceksiniz elbet.

56:53

فَمَالِـُٔونَ مِنْهَا ٱلْبُطُونَ

Derken karınlar, dolup şişecek.

56:54

فَشَٰرِبُونَ عَلَيْهِ مِنَ ٱلْحَمِيمِ

Derken üstüne, kaynar su içeceksiniz.

56:55

فَشَٰرِبُونَ شُرْبَ ٱلْهِيمِ

Derken susuzluk illetine uğrayıp içecekiçecek de kanmayacaksınız.

56:56

هَٰذَا نُزُلُهُمْ يَوْمَ ٱلدِّينِ

Budur ceza günü ziyafetleri.

56:57

نَحْنُ خَلَقْنَٰكُمْ فَلَوْلَا تُصَدِّقُونَ

Biz yarattık sizi, hala mı gerçeklemezsiniz?

56:58

أَفَرَءَيْتُم مَّا تُمْنُونَ

Görmez misiniz rahimlere döktüğüm bir katre suyu?

56:59

ءَأَنتُمْ تَخْلُقُونَهُۥٓ أَمْ نَحْنُ ٱلْخَٰلِقُونَ

Siz mi yaratıyorsunuz onu, yoksa biz mi yaratmadayız?

56:60

نَحْنُ قَدَّرْنَا بَيْنَكُمُ ٱلْمَوْتَ وَمَا نَحْنُ بِمَسْبُوقِينَ

Biz takdir ettik aranızda ölümü ve kimse geçemez önümüze bizim.

56:61

عَلَىٰٓ أَن نُّبَدِّلَ أَمْثَٰلَكُمْ وَنُنشِئَكُمْ فِى مَا لَا تَعْلَمُونَ

Sizin gibi bir topluluk yaratıp yerinize geçirmek istersek ve sizi de, bilmediğiniz bir şekle döndürmeyi dilersek.

56:62

وَلَقَدْ عَلِمْتُمُ ٱلنَّشْأَةَ ٱلْأُولَىٰ فَلَوْلَا تَذَكَّرُونَ

Ve andolsun ki ilk yaratılışı biliyorsunuz, biliyorsunuz da ne diye düşünmüyorsunuz?

56:63

أَفَرَءَيْتُم مَّا تَحْرُثُونَ

Görmez misiniz ektiğiniz tohumu?

56:64

ءَأَنتُمْ تَزْرَعُونَهُۥٓ أَمْ نَحْنُ ٱلزَّٰرِعُونَ

Siz mi bitiriyorsunuz onu, yoksa biz mi bitirmedeyiz?

56:65

لَوْ نَشَآءُ لَجَعَلْنَٰهُ حُطَٰمًۭا فَظَلْتُمْ تَفَكَّهُونَ

Dilersek elbette onu kurutup çerçöp haline getirirdik de şaşırırkalır, nadim olurdururdunuz.

56:66

إِنَّا لَمُغْرَمُونَ

Gerçekten de biz derdiniz, ziyan ettik.

56:67

بَلْ نَحْنُ مَحْرُومُونَ

Hayır, biz mahrum olduk.

56:68

أَفَرَءَيْتُمُ ٱلْمَآءَ ٱلَّذِى تَشْرَبُونَ

Görmez misiniz içtiğiniz suyu?

56:69

ءَأَنتُمْ أَنزَلْتُمُوهُ مِنَ ٱلْمُزْنِ أَمْ نَحْنُ ٱلْمُنزِلُونَ

Siz mi yağdırıyorsunuz onu buluttan, yoksa biz mi yağdırmadayız?

56:70

لَوْ نَشَآءُ جَعَلْنَٰهُ أُجَاجًۭا فَلَوْلَا تَشْكُرُونَ

Dileseydik onu tuzlu, acı bir su haline getirirdik, hala mı şükretmezsiniz?

56:71

أَفَرَءَيْتُمُ ٱلنَّارَ ٱلَّتِى تُورُونَ

Görmez misiniz çakmakla çakıp yaktığınız ateşi?

56:72

ءَأَنتُمْ أَنشَأْتُمْ شَجَرَتَهَآ أَمْ نَحْنُ ٱلْمُنشِـُٔونَ

Siz mi onun ağacını meydana getiriyorsunuz, yoksa biz mi meydana getirmedeyiz?

56:73

نَحْنُ جَعَلْنَٰهَا تَذْكِرَةًۭ وَمَتَٰعًۭا لِّلْمُقْوِينَ

Biz onu, cehennem ateşini bir andırma ve çöllerde konup göçenlere bir fayda olarak halkettik.

56:74

فَسَبِّحْ بِٱسْمِ رَبِّكَ ٱلْعَظِيمِ

Artık pek ulu Rabbinin adını anarak tenzih et onu.

56:75

۞ فَلَآ أُقْسِمُ بِمَوَٰقِعِ ٱلنُّجُومِ

Andolsun yıldızların yerlerine.

56:76

وَإِنَّهُۥ لَقَسَمٌۭ لَّوْ تَعْلَمُونَ عَظِيمٌ

Ve şüphe yok ki bu, elbette pek büyük bir anttır bilseniz.

56:77

إِنَّهُۥ لَقُرْءَانٌۭ كَرِيمٌۭ

Şüphe yok ki bu, pek güzel ve şerefli Kur'an'dır.

56:78

فِى كِتَٰبٍۢ مَّكْنُونٍۢ

Saklanmış bir kitapta.

56:79

لَّا يَمَسُّهُۥٓ إِلَّا ٱلْمُطَهَّرُونَ

Ona, temiz olanlardan başkaları dokunamaz.

56:80

تَنزِيلٌۭ مِّن رَّبِّ ٱلْعَٰلَمِينَ

Alemlerin Rabbinden indirilmiştir.

56:81

أَفَبِهَٰذَا ٱلْحَدِيثِ أَنتُم مُّدْهِنُونَ

Artık siz, bu sözü mü yalanlayacaksınız?

56:82

وَتَجْعَلُونَ رِزْقَكُمْ أَنَّكُمْ تُكَذِّبُونَ

Ve o kitaptan nasibiniz, yalnız onu yalanlamaktan ibaret mi olacak?

56:83

فَلَوْلَآ إِذَا بَلَغَتِ ٱلْحُلْقُومَ

Hani can gırtlağa gelince.

56:84

وَأَنتُمْ حِينَئِذٍۢ تَنظُرُونَ

Siz de o sırada bakar durursunuz.

56:85

وَنَحْنُ أَقْرَبُ إِلَيْهِ مِنكُمْ وَلَٰكِن لَّا تُبْصِرُونَ

Ve biz, ona sizden daha yakınız ve fakat göremezsiniz.

56:86

فَلَوْلَآ إِن كُنتُمْ غَيْرَ مَدِينِينَ

İnanmıyorsanız, ceza görmeyeceğinizi sanıyorsanız.

56:87

تَرْجِعُونَهَآ إِن كُنتُمْ صَٰدِقِينَ

O gırtlağa gelen canı geri çevirin bakalım doğru söylüyorsanız.

56:88

فَأَمَّآ إِن كَانَ مِنَ ٱلْمُقَرَّبِينَ

Artık o kişi yakınlaştırılanlardansa.

56:89

فَرَوْحٌۭ وَرَيْحَانٌۭ وَجَنَّتُ نَعِيمٍۢ

Artık ona huzur ve rahat ve rızık ve Naim cenneti.

56:90

وَأَمَّآ إِن كَانَ مِنْ أَصْحَٰبِ ٱلْيَمِينِ

Ve ama sağ taraf ehlindense.

56:91

فَسَلَٰمٌۭ لَّكَ مِنْ أَصْحَٰبِ ٱلْيَمِينِ

Artık esenlik sana sağ taraf ehlinden.

56:92

وَأَمَّآ إِن كَانَ مِنَ ٱلْمُكَذِّبِينَ ٱلضَّآلِّينَ

Ve ama yalanlayan sapıklardansa.

56:93

فَنُزُلٌۭ مِّنْ حَمِيمٍۢ

Kaynar suyla ziyafet ona.

56:94

وَتَصْلِيَةُ جَحِيمٍ

Ve cehenneme atılma.

56:95

إِنَّ هَٰذَا لَهُوَ حَقُّ ٱلْيَقِينِ

Şüphe yok ki bu, haktır, gerçeğin ta kendisidir.

56:96

فَسَبِّحْ بِٱسْمِ رَبِّكَ ٱلْعَظِيمِ

Artık pek ulu Rabbinin adını anarak tenzih et onu.

Al-Waaqia Suresi Hakkında

Sıkça sorulan sorular

Al-Waaqia Suresi kaç ayettir?
Al-Waaqia Suresi (Kaçınılmaz Olay), Kur'an'ın 56. bölümü olup 96 ayet içermektedir.
Al-Waaqia Suresi Mekke'de mi, Medine'de mi nazil olmuştur?
Sure Al-Waaqia, Kur'an'ın 56. bölümü olan bir Mekkî suresidir.
Al-Waaqia Suresi ne hakkındadır?
Hesap gününde tüm insanlığı üç sınıfa ayırır; Peygamber, her gece onu okumanın yoksulluğu uzak tutacağını söylemiştir.