سُورَةُ النَّازِعَاتِ

An-Naazi'aatSöküp Çıkaranlar

Mekkî
46 ayet~9 dk

Ölmekte olanların ruhlarını çekip alan meleklere yemin eder, ardından Musa'nın zorba Firavun'la yüzleşmeye gönderilişini anlatır.

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

79:1

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ وَٱلنَّٰزِعَٰتِ غَرْقًۭا

Andolsun şiddetle çekip alanlara.

79:2

وَٱلنَّٰشِطَٰتِ نَشْطًۭا

Ve neşeli neşeli yürüyenlere.

79:3

وَٱلسَّٰبِحَٰتِ سَبْحًۭا

Ve yüze yüze gidenlere.

79:4

فَٱلسَّٰبِقَٰتِ سَبْقًۭا

Ve herkesi geçenlere.

79:5

فَٱلْمُدَبِّرَٰتِ أَمْرًۭا

Ve işi tedbirle yapanlara.

79:6

يَوْمَ تَرْجُفُ ٱلرَّاجِفَةُ

O gün, bir sarsıntıdır, sarsar.

79:7

تَتْبَعُهَا ٱلرَّادِفَةُ

Ardından bir sarsıntı daha gelir çatar.

79:8

قُلُوبٌۭ يَوْمَئِذٍۢ وَاجِفَةٌ

Yürekler, belinleyip korkar.

79:9

أَبْصَٰرُهَا خَٰشِعَةٌۭ

Gözleri yere dikilir.

79:10

يَقُولُونَ أَءِنَّا لَمَرْدُودُونَ فِى ٱلْحَافِرَةِ

Onlar derler ki: Çukura atıldıktan sonra mı dirileceğiz de çıkacağız?

79:11

أَءِذَا كُنَّا عِظَٰمًۭا نَّخِرَةًۭ

Ufalanmış bir kemik yığını haline geldikten sonra mı olacak bu iş?

79:12

قَالُوا۟ تِلْكَ إِذًۭا كَرَّةٌ خَاسِرَةٌۭ

Öyleyse derler, bu, pek ziyanlı bir dönüş.

79:13

فَإِنَّمَا هِىَ زَجْرَةٌۭ وَٰحِدَةٌۭ

Halbuki o, bir tek haykırış.

79:14

فَإِذَا هُم بِٱلسَّاهِرَةِ

Derken onlar dümdüz bir yerde toplanırlar.

79:15

هَلْ أَتَىٰكَ حَدِيثُ مُوسَىٰٓ

Gelmedi mi Musa'ya ait söz sana?

79:16

إِذْ نَادَىٰهُ رَبُّهُۥ بِٱلْوَادِ ٱلْمُقَدَّسِ طُوًى

Hani Rabbi, kutlu Tuva vadisinde nida etmişti ona.

79:17

ٱذْهَبْ إِلَىٰ فِرْعَوْنَ إِنَّهُۥ طَغَىٰ

Git Firavun'a, şüphe yok ki o, azdı.

79:18

فَقُلْ هَل لَّكَ إِلَىٰٓ أَن تَزَكَّىٰ

De ki: İster misin temizlenmeyi.

79:19

وَأَهْدِيَكَ إِلَىٰ رَبِّكَ فَتَخْشَىٰ

Ve sana Rabbinin yolunu göstereyim de korkasın, saygı duyasın?

79:20

فَأَرَىٰهُ ٱلْءَايَةَ ٱلْكُبْرَىٰ

Derken ona en büyük delili göstermişti.

79:21

فَكَذَّبَ وَعَصَىٰ

Oysa yalanlamıştı, karşı gelmişti.

79:22

ثُمَّ أَدْبَرَ يَسْعَىٰ

Sonra da geri dönmüştü de koşup gitmişti.

79:23

فَحَشَرَ فَنَادَىٰ

Derken halkı toplamıştı da bağırmıştı.

79:24

فَقَالَ أَنَا۠ رَبُّكُمُ ٱلْأَعْلَىٰ

Ben, sizin en yüce Rabbinizim demişti.

79:25

فَأَخَذَهُ ٱللَّهُ نَكَالَ ٱلْءَاخِرَةِ وَٱلْأُولَىٰٓ

Derken Allah onu, dünyada da, ahirette de azaplandırarak helak etmişti.

79:26

إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَعِبْرَةًۭ لِّمَن يَخْشَىٰٓ

Şüphe yok ki bunda bir ibret var korkanlara.

79:27

ءَأَنتُمْ أَشَدُّ خَلْقًا أَمِ ٱلسَّمَآءُ ۚ بَنَىٰهَا

Sizi yaratmak mı daha güç sizce, yoksa göğü yaratmak mı? Onu kurdu.

79:28

رَفَعَ سَمْكَهَا فَسَوَّىٰهَا

Tavanını yücelti, düzüp koştu.

79:29

وَأَغْطَشَ لَيْلَهَا وَأَخْرَجَ ضُحَىٰهَا

Ve gecesini kararttı, kuşluk çağını meydana çıkarttı.

79:30

وَٱلْأَرْضَ بَعْدَ ذَٰلِكَ دَحَىٰهَآ

Ve yeryüzünü de bundan sonra yaydı, döşedi.

79:31

أَخْرَجَ مِنْهَا مَآءَهَا وَمَرْعَىٰهَا

Oradan suyunu, otlağını çıkarıp meydana getirdi.

79:32

وَٱلْجِبَالَ أَرْسَىٰهَا

Ve dağlarını oturttu.

79:33

مَتَٰعًۭا لَّكُمْ وَلِأَنْعَٰمِكُمْ

Sizin ve hayvanlarınızın faydası için.

79:34

فَإِذَا جَآءَتِ ٱلطَّآمَّةُ ٱلْكُبْرَىٰ

Derken o pek büyük felaket gelip çatınca.

79:35

يَوْمَ يَتَذَكَّرُ ٱلْإِنسَٰنُ مَا سَعَىٰ

İnsan, o gün anlar, hatırlar neye çalıştığını.

79:36

وَبُرِّزَتِ ٱلْجَحِيمُ لِمَن يَرَىٰ

Ve cehennem, belirtilir görene.

79:37

فَأَمَّا مَن طَغَىٰ

Artık kim azmışsa.

79:38

وَءَاثَرَ ٱلْحَيَوٰةَ ٱلدُّنْيَا

Dünya yaşayışını üstün tutmuşsa,

79:39

فَإِنَّ ٱلْجَحِيمَ هِىَ ٱلْمَأْوَىٰ

Artık cehennemdir onun yeriyurdu.

79:40

وَأَمَّا مَنْ خَافَ مَقَامَ رَبِّهِۦ وَنَهَى ٱلنَّفْسَ عَنِ ٱلْهَوَىٰ

Ve ama kim, Rabbinin durağından korkup da nefsi, dileğinden çekmişse.

79:41

فَإِنَّ ٱلْجَنَّةَ هِىَ ٱلْمَأْوَىٰ

Şüphe yok ki cennettir onun yeriyurdu.

79:42

يَسْـَٔلُونَكَ عَنِ ٱلسَّاعَةِ أَيَّانَ مُرْسَىٰهَا

Senden sorarlar kıyameti, ne vakit kopacak?

79:43

فِيمَ أَنتَ مِن ذِكْرَىٰهَآ

Sen, onu ne bilirsin ki ne anlatacaksın?

79:44

إِلَىٰ رَبِّكَ مُنتَهَىٰهَآ

Onun sonu, Rabbine aittir, o bilir.

79:45

إِنَّمَآ أَنتَ مُنذِرُ مَن يَخْشَىٰهَا

Sen ancak, korkanı korkutansın.

79:46

كَأَنَّهُمْ يَوْمَ يَرَوْنَهَا لَمْ يَلْبَثُوٓا۟ إِلَّا عَشِيَّةً أَوْ ضُحَىٰهَا

Onu gördükleri gün, bir akşamcık yaşamışa dönerler, yahut da günün kuşluk çağı.

An-Naazi'aat Suresi Hakkında

Sıkça sorulan sorular

An-Naazi'aat Suresi kaç ayettir?
An-Naazi'aat Suresi (Söküp Çıkaranlar), Kur'an'ın 79. bölümü olup 46 ayet içermektedir.
An-Naazi'aat Suresi Mekke'de mi, Medine'de mi nazil olmuştur?
Sure An-Naazi'aat, Kur'an'ın 79. bölümü olan bir Mekkî suresidir.
An-Naazi'aat Suresi ne hakkındadır?
Ölmekte olanların ruhlarını çekip alan meleklere yemin eder, ardından Musa'nın zorba Firavun'la yüzleşmeye gönderilişini anlatır.